| |
|
|
|
|
|
|

|
| |
Proje
Hakkında Sık Sorulan Sorular
* Bu girişimin politik çizgisi nedir?
YOKTUR. Bu, aynen “Yüksek Seçim Kurulu”nun politik çizgisi nedir?” gibi bir soru.
Çalışmaya katkıda bulunan kişi yada kuruluşların çizgileri tabii ki vardır ve bu çizgiye uygun görüşlerini her yerde açıkladıkları gibi FORUM’a özgürce katabilirler. Ama ORTAK PAYDA, zaten bu farklı görüşlerin arasındaki ORTAK ALAN’ı arayıp ortaya çıkarmayı hedefleyen bir çalışma.
* Bu çok ciddi bir iş. Bu kadar kısa bir sürede sağlıklı sonuç alınamaz.
Evet, bu çalışmayı KESİN SONUÇ olarak düsünürsek tabii ki doğru. Oysa amaç "son sözü söylemek" değil, bu tür sivil çabaların sadece ilk adımı olabilmek. Bu nedenle, bu ilk süreçte alınacak sonuç da bir sonraki ve daha üst düzeyde, daha ayrıntılı bir çalışmanın olsa olsa "ilk basamağı"dır.
* Önceden çalışma planı ve gündem hazırlanarak belli bir şema dayatılmış olmuyor mu?
Yöntem ve plan belirlemeden yapılan toplantıların günlerce de sürse bir noktaya varamadığını, bezginlik ve umutsuzluk yarattığını çok yaşadık. Bu nedenle ve bir “başlangıç adımı”nı daha da geciktirmemek için planlı ve gündemli çalışma yolunu seçtik.
* Peki, neden ANKET değil?
Çünkü anketler, sorulan soru ustaca seçilerek yönledirilebilir.
Örneğin, soru: Bugün ne yemek isterdiniz? Et mi, sebze mi, pilav ya da makarna mı, meyva mı?
şeklinde sorulup her birine %25 oy gelse, “Türkiye’de et yemek istemeyenler nüfusun %7’ini oluşturuyor” demek bile olası. Oysa soruyu bir de “Bugün et yemek ister miydiniz?” diye sorun, görün yüzde kaç istiyor da yiyemiyor!
* AKP hükümeti iyi niyetle çalışıyor. Onlara yardımcı olmak yerine neden eleştirelim?
Amacımız bir iktidarı yermek ya da övmek değil, sivil toplumun sesini devlete doğrudan ulaştırmak. Ayrıca, bir partiyi umutlarla iktidara getirip 5 yıl herşeyi içimize atarak sonunda alaşağı etmekle ona iyilik etmiyoruz.
* Siz de İslamcı AKP hükümetinin değirmenine su taşıyorsunuz, onlara hizmet ediyorsunuz!
Bir anlamda doğru. Çünkü iktidara gelen parti ile seçmenin arası çabucak kopuveriyor. Teşkilatlar, üst kademelere genellikle toz pembe resimler çiziyor. Kendi basarılarını göstermek için “Çok iyi gidiyoruz, gelecek seçimde tüm oylar bizim” gibisinden. Gerçi milletvekilleri kendi bölgeleriyle temas halinde, ama tüm temas “İşe yerleştirme, terfi, tayin, nakil” işlerini halletmek, hadi bilemediniz “falanca yatırım komşu ile değil, bizim ile yapılsın” düzeyinde. ORTAK PAYDA’nın basarısı onlara da “kendini denetleme” şansıdır.
* Peki, ORTAK PAYDA girişimi, örneğin “Türban” konusuna nasıl yaklaşıyor?
Bu çalışmaya katılanların mutlaka kendi görüş ve yaklaşımları var ve bunları başka platformlarda dile getirirler. Ama ORTAK PAYDA, bu konuya “Acaba bu kadar farklı görüşün üzerinde buluşabildiği bir alan var mı, varsa nedir?” diye yaklaşır.
* Ya kötü sonuçlar alınırsa, mesela “Bu toplum değişmez” gibi bir ORTAK GÖRÜŞ ortaya çıkarsa?
Biz de bu görüşü açıkça yazarız. “2004 Kasım ayında toplumumuzda ağır basan görüş buymuş” deriz. Kimi buna üzülür, kimi sevinir belki. Ama “Ne ise halimiz, o çıksın falımız” diyoruz. Zaten web sayfasının başlığının altında akıp duran Montesquieu’nun özlü deyişini de bu nedenle oraya koyduk.
* Bu çalışmada sapla saman, örgütlerle-bireyler, İslamla-laikler, Türklerle Kürtler karışık. Sonuç çıkmaz!
Evet, bu niyetle yola çıkılırsa haklısınız. Biz ise, görüş ayrılıklarına rağmen ortak sorunlara ortak çareler üretilebileceğine inanıyoruz. Çünkü saydıklarınız zaten bu topraklarda içiçe, karmakarışık yaşamıyor mu?
|
|
|
|

|
|