GİRİŞ
Bir yıl süren sabırlı ve yorucu bir
çalışmadan süzülerek gelen bu minik el kitabında yazılı olanlar gerçekten 2004
Türkiyesinin ORTAK PAYDA’sını yansıtıyor denebilir mi? “Temsil niteliği var”
denebilir mi?
Bu çok büyük bir iddia olurdu, hemen
söyleyelim ki bizim böyle bir iddiamız yok!
Kanımızca
hiç kimse de böyle birşeyi iddia edemez. Toplum öyle hızla değişiyor ki, bırakın
anketleri, kamuoyu yoklamalarını, iki genel seçim arasındaki farklılıklar bile
çok çok büyük. Herşeyi yönettiğini sanan liderler ve partiler devriliveriyor bir
sonraki seçimde.
Öyleyse
bu çalışmanın değeri ne?
Öyleyse
bu çalışma niye yapıldı?
ORTAK
PAYDA, bir sihirli değnek gibi, dokunduğu anda toplumun nabzının atışını göstereceğini iddia etmiyor. Ama
toplumla yönetim arasında, seçenle seçilen arasında sürekli bir diyalog
kurulmasını amaçlıyor.
Bu
işin 4-5 yıllık dönemlere yayılmasının her iki taraf için de kayıp olduğunu
düşünüyor. Bunun kanıtı ise apaçık: Nerdeyse her genel seçimde yaşanan umulmadık
sonuçlar! Sadece son seçimleri hatırlayın. Ondan önce Türkiye gündemini
belirleyen liderler nerdeler şimdi?
Ama
birşeyi daha hatırlatalım:
Bir
genel seçim oluyor, kesin sonuçlar birkaç gün sonra açıklanıyor. Oysa ertesi
sabah gazetelerin, TV’ların açıkladığı sonuçlar gerçek sonuçla
karşılaştırıldığında %2-3 hata ancak oluyor ve bu durum sonucu
değiştirmiyor.
Nüfus
sayımı yapılıyor, kesin sonuçlar birkaç yıl sonra belirlenip açıklanabiliyor
ancak. Ama çok kısa sürede açıklanan örnekleme sonuçları hiç yanılmıyor. Pek az
bir farkla yansıtıyor gerçeği.
Yani,
bu örneklerdeki kadar çok sayıda kişi yada kuruma ulaştığımızı tabii ki iddia
edemeyiz. Ama toplumun her kesimini temsil edebilecek yaygınlığa ulaştığımızı
sanıyoruz.
İslamı-laiği,
yada Sünnisi-Alevisi, Türkü-Kürdü, Rumu-Ermenisi, feministi-ekolojisti; başka
bir boyutta hukukçusu-sosyologu yada yazarı-gazetecisi-müzisyeni-aktörü ile her
kesimden, her inançtan, her meslekten insan bir araya geldi ORTAK PAYDA
çalışmasında. İslam yazar ve gazeteci Abdurrahman Dilipak ile ateist müzisyen
Şanar Yurdatapan, kendi “Ortak Payda”larını aradıkları bir kitap yayınladılar. Herbiri kendi dalında
tanınmış 24 kişi de bu görüşleri yorumladı, kendi görüşlerini de katarak. Sadece
bu isimlerin yanyana gelmesiyle oluşan liste bile, bilenlere bir şeyler
söyleyecektir: Evet, “Ortak Payda” çalışması “Türkiye’nin nabzını tutmak” gibi
bir iddiayı öne sürmüyor, ama anlayana –yada anlamak isteyene- birşeyler
söylediği de gözden kaçmamalıdır.
Hüsnü
Öndül (İHD eski Gen. Bşk.)
Prof.
Baskın Oran (Siyasal Bilgiler)
Dr. Fikret Başkaya (Özgür
Üniversite)
Salim
Uslu (HAK-İŞ Konfederasyonu Bşk.)
Melda
Keskin (Greenpeace)
Prof. Mustafa Erdoğan (Ankara
Üni.)
Mehmet Elkatmış (TBMM İ. H. Kom. Bşk.)
Murat
Belge (Helsinki Yurttaşlar Derneği)
Hrant Dink (AGOS Gazetesi/
Ermenice)
James Logan (a.i. Turkish Section)
Nuray Mert
(Gazeteci, Yazar)
Yılmaz Ensaroğlu (Mazlumder eski Gen.
Bşk.)
Atilla Yayla (Liberal Düşünce
Topluluğu)
Akın
Birdal (İHD Eski Gen. Bşk.)
Ece
Temelkuran (Gazeteci – MİLLİYET)
Jonathan Sugden (HRW Turkey
Reporter)
Doç. Dr. Sami Selçuk (Yargıtay eski bşk.)
Ergin
Cinmen (Avukat, Bir Dakika Karanlık)
Mehmet Bekaroğlu (Eski FP Gen.
Bşk. Yrd.)
Mebuse Tekay (Avukat, Sivil Anayasa Gir.)
Aydın
Engin (Gazeteci, Barış Girişimi)
Prof.
Hüseyin Hatemi (İstanbul Üni.)
***********************
ORTAK PAYDA
2004
***********************
Kürt
kimliği ve diğer etnik kimlikler üstündeki
1.
Devlet-yurttaş
ilişkilerinde, başta Anayasa olmak üzere tüm mevzuat, etnik referanslardan
arındırılmalıdır. Kendini demokratik hukuk devleti olarak tanımlayan Türkiye
Cumhuriyeti, başta Kürt kimliği olmak üzere tüm farklı kimlikleri tanımalı ve
onların demokratik taleplerini yerine getirmeli, bunları inkara yönelik mevzuat
ve uygulamaları sona erdirmelidir.
2.
Ana
dilde eğitim hakkı dahil, tüm kültürel hakların ayrımsız şekilde tanınması ve
kullanımının önündeki engellerin kaldırılması bir an önce gerçekleşmeli; bu
hakların kullanılabilmesi için gerekli olanaklar devletçe
sağlanmalıdır.
(Bu konuda beliren birden
fazla görüş için Farklı Görüşler bölümüne
bakınız)
3.
Türkiye
Cumhuriyeti Devleti ve toplumun bazı kesimleri, azınlıklara ve diğer guruplara
karşı geçmişte uyguladıkları politikaları gözden geçirmeli, yanlışlarıyla
cesaretle yüzleşebilmelidir.
4.
Türkiye,
Avrupa Konseyi Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi’ni imzalamalı ve
onaylamalı, uluslararası sözleşmelere azınlıklarla ilgili olarak koyduğu,
“Ermeni, Rum ve Yahudiler dışında azınlık bulunmadığı” şeklindeki çekinceleri
kaldırmalıdır.
5.
Yurttaşlar
arasında etnik, dinsel, dilsel, düşünsel, kültürel yönelim farklılıkları
nedeniyle ayrımcılık yaratan yasa ve mevzuat ayıklanmalı, bu konuda uygulamada
görülen aksaklıklar giderilmelidir. TCK’nun 312. maddesi, şimdiye kadar
uygulandığının tam tersine, şoven kışkırtma ve şiddete teşvik eylemlerini
cezalandırmak için kullanılmalıdır.
6.
Olağanüstü
hal bölgesinde, göçe zorlanmış insanların geri dönüş koşulları yaratılmalı,
uğradıkları maddi ve manevi kayıpların tazmini sağlanmalı, bu konuda bahane
olarak ileri sürülen bürokratik engeller derhal
kaldırılmalıdır.
Çalışma
Yaşamı ve Ekonomi
İşsizlik, sendikalar,
sendikasızlaştırma, özelleştirme.
Deniz,
hava ve ses kirliliği, erozyonla mücadele,
bitki
örtüsünün korunması,
nükleer
santraller ve atıklar, hidoelektrik santraller, doğal parkların ve tarihi
yapıların korunması.
Üniter
devlet, kuvvetler ayırımı,
MGK,
Milli Güvenlik Siyasal Belgesi,
derin
devlet,
idari yapıda seçilmişler-atanmışlar
ikilemi
(“Yerel Yönetimlere
ağırlık verilmesi” konusunda beliren farklı görüşler için bakınız: Farklı
Görüşler)
Sosyal
devlet,
temel
ihtiyaçların sağlanmasında eşitlik,
öğrenimde fırsat eşitliği, mülkiyet
hakkının kısıtlanmasında kamu yararı,
uluslararası hukuka
uygunluk
Dış
Politika
Ulusal
dış politika, Avrupa Birliği, Kıbrıs,
Nato,
Ortadoğu ve savaş
(Kıbrıs ve AB
konularında beliren birden fazla
görüş için Farklı Görüşler
bölümüne bakınız.)
Din ve Vicdan Özgürlüğü
Dinlere,
inançlara, vicdani ve felsefi düşüncelere
tam
özgürlük, laiklik,
"Diyanet
İşleri" Kurumu, din eğitimi,
inanca bağlı yaşam biçimi ve giyim,
başörtüsü,
"kamusal-özel alan"
kavramları
(Dini öğretim ve eğitim
konusunda beliren birden fazla görüş için lütfen Farklı Görüşler bölümüne
bakınız)
Düşünce ve
İfade Özgürlüğü
Mevzuattaki kısıtlama ve
engellemeler,
uluslararası
standartlar
Farklı
Kimlikler, Ayırımcılık, Pozitif
Ayırımcılık
Kişinin kendini tanımlama
özgürlüğü,
Irk, dil, cinsiyet, siyasi düşünce,
felsefi inanç, din ve mezhep konularında ayırımcılık,
Çocuklar,
yaşlılar, bedenen ve zihnen sakatlar için pozitif
ayırımcılık,
Kadınlara yönelik geçici pozitif
ayırımcılık
(“Farklı cinsel kimlikler
konsunda beliren birden fazla görüş için lütfen Farklı Görüşler bölümüne
bakınız)
Bilgi
edinme hakkı, devlet sırrı kavramı,
haber
alma ve haber verme hakları,
basın
özgürlüğü, RTÜK, medyada tekelleşme,
sansür,
internet sansürü, telefon dinleme
Farklı
kültürlerin eşitliği ve özgürlüğü,
Kültürel
gelişmenin önündeki engeller
Bu
konularla ilgili ORTAK PAYDA, “Azınlıklar, Etnik Farklılıklar”, “Farklı
Kimlikler, Ayırımcılık, Pozitif Ayırımcılık” ve “Öğretim ve Eğitim”
başlıkları altında yeraldığı için bu sayfada
tekrarlanmadı.
Öğretim ve Eğitim
İlk
ve orta öğrenim, din öğrenimi,
anne-babanın çocuk eğitimini yönlendirme
hakkı ve sınırları
2.
Eğitim
müfredatının belirlenmesinde, konusunda uzman sivil toplum kuruluşlarının
katılımı sağlanmalıdır.
3.
Tevhid-i
Tedrisat (Eğitim Birliği) yasası ve mantığı kaldırılmalıdır.
4.
Meslek
liselerine ağırlık verilmeli, özendirilmeli ve teşvik edilmelidir.
5.
Vazgeçilmez
bir hak olarak eğitim hakkı, herkes için fırsat eşitliğini kapsamalı ve örgün
eğitimin her aşamasında parasız olmalıdır.
6.
Zorunlu
din dersleri kaldırılmalıdır, (Ancak bu
eğitimin kimler tarafından ve nasıl verileceği konusunda birden fazla görüş var.
Bakınız “Farklı Görüşler” )
7.
Anadilde
eğitim hakkı, kültürel farklılıkları da içerecek şekilde
düzenlemelidir.
8.
Eğitim
ve öğretimin seküler ve demokratik özellikleri korunmalıdır.
9.
Eğitim
ve öğretim süresince yerel dil ve kültürlerin öğrenimi sağlanmalıdır.
10. Siyasi
ve askeri, emniyet ve istihbarat ve diğer idari ve adli personel ve bürokratlar;
insan hakları ile temel hukuk alanında eğitilmeli. Bu eğitim uzman STK’larının
gözetim ve denetimi altında yapmalıdır,
Örgütlenme
Özgürlüğü
Dernekler
ve vakıflar ile ilgili mevzuatta
kısıtlama
ve engeller,
meslek örgütleri, gönüllü
örgütlenmenin
teşviki
1.
Düşünce,
ifade ve örgütlenme konularında son dönemde yapılan değişikler genellikle olumlu
ama hala yetersizdir. Bu konular sadece bürokratlar tarafından değil, konu ile
ilgili sivil toplum kuruluşlarının da yoğun ve aktif katkısı ile tartışılarak
yeniden düzenlenmelidir.
2.
Toplumun
örgütlenmesi özendirilmeli. STK’larının resmi kurumlarca tanınması ve uzmanlık
konuların müdahil olma hakları (akreditasyonu) sağlanmalıdır.
3.
Okullarda
öğrenciler bu konuda bilgilendirilmeli ve örgütlenme eğitimine –zorlanmaksızın-
özendirilmelidir.
4.
Adli
Yardım müessesi (ihtiyacı olanlara ücretsiz yasal destek sağlanması)
geliştirilmeli ve güçlendirilmelidir.
5.
Düşünce,
ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşleri, yardım
toplama mevzuatı ve uygulamasının
uluslararası normlara uygunluğu sağlanmalıdır.
6.
Herkes
kendini, görüş ve inançlarını tek başına yada toplu halde olarak ifade edebilmeli, bu amaçla örgütler
oluşturabilmelidir. Bu konuda kanunları aşan tüzük ve yönetmelikler ve onları da
aşan keyfi uygulamalar ile bu hakkın özünün yok edilmesi ve kullanılamaz hale
getirilmesi engellenmelidir.
Toplantı ve Gösteri Yapma
Hakkı
Mevzuattaki
engeller, mevzuatın keyfi yorumu, barışçıl toplantıların engellenmesi, izin ve
bildirim
1.
Herkes
Anayasa’da belirtildiği gibi önceden izin almaksızın, silahsız, saldırısız,
şiddet içermeyen, açık ve yakın bir tehlike teşkil etmeksizin, bir başkasının
özel alanı dışında her yerde toplantı ve gösteri yapabilmelidir.
2.
Bu
konuda kanunları aşan tüzük ve yönetmelikler ve onları da aşan keyfi uygulamalar
ile bu hakkın özünün yok edilmesi ve kullanılamaz hale getirilmesi
engellenmelidir.
Yargının
bağımsızlığı, yansızlığı,
adil
yargı, yargı birliği, yeniden yapılanma, savunmanın yargıdaki
yeri
Anayasa,
Anayasanın değişmez maddeleri,
uluslararası
sözleşmeler,
doğal yargı ve ihtisas
mahkemeleri,
yasa önünde eşitlik
Yasama
Seçim
sistemi ve baraj, milletvekili dokunulmazlığı,
siyasi
partiler yasasındaki kısıtlamalar
İşkence
ve onur kırıcı muameleler, yargısız infazlar, "Adli Tıp" Kurumu, ev ve üst
arama,
sorgu
yöntemleri, savunmadan yararlanma, tutanakların sağlığı,
hukuk dışı yollarla sağlanan ifadeler ve
kanıtlar, gözaltı ve tutukluluk koşulları,
sanık
ve hükümlü hakları, cezaevleri,
"F
tipi" cezaevleri ve uygulama,
memur yargılaması, suç işleyen memurların
korunması
1.
Tüm
cezaevlerinin yaşam koşulları insan haklarına yaraşır biçimde yeniden
düzenlenmelidir. Mevcut cezaevlerinin mimari ve yapısal rehabilitasyonu ise
devlet birimleri ve bu konu ile ilgili sivil toplum kuruluşlarınca oluşturulacak
bir komisyon tarafından yeniden gözden geçirilerek düzeltilmelidir.
2.
Hak
ihlallerinin yoğun olarak yaşandığı cezaevleri, karakol ve benzeri birimlerin bu
alanda özel olarak çalışan sivil toplum kurumları tarafından denetimi yolu
açılmalı, denetimde şeffaflık tam olarak sağlanmalıdır.
3.
“Adli
Tıp Kurumu” yeniden yapılandırılmalı ve özerk hale getirilmelidir. Bir diğer
seçenek olarak, bu görevin üniversite ve devlet hastanelerindeki uzman hekimlere
bırakılması da düşünülebilir.
4.
Hükümet
tarafından “İşkenceye sıfır tolerans” sloganı ile dile getirilen görüş, boş bir
vaad olmaktan çıkarılıp yaşama geçirilmelidir.